postheadericon Düşük tansiyon

Düşük Tansiyon
Orta yaşlı ve sağlıklı bir kişide kan basıncı 130/80 mmHg (mm cıva basın­cı) arasındadır.
Kalbin kasılarak kanı damarlara pompaladığı andaki (sistol) basınç büyük ya da sistolik kan basıncı,
vücuttan dönen kanın kalbe dolduğu andaki (diyastol) basmç ise küçük ya da diyastolik kan basmcı olarak adlandırı­lır.
Diyastol anında kan çoktan küçük çevrel (periferik) damarlara ulaşmıştır.
Büyük tansiyon 100 mmHg’nin altı­na düştüğünde düşük tansiyondan (hi­potansiyon) söz edilir.
Düşük tansiyon, kan dolaşımının, vücudun gereksinimi­ni karşılayamadığını gösterir.
Hastada ani pozisyon değişikliklerine neden olan vücut hareketleri (hızla ayağa kalkma gibi)
sonucunda dokulara, özel­likle beyne yeterli oksijen ulaşamaz.
Oksijensizliğe son derece duyarlı olan beyin bu durumdan çok etkilenir.
Dinlenme halinde büyük tansiyonu 100 mm’nin altında olanlarda dola­şım yetersizliği olduğu
söylenebilir
Küçük tansiyon da büyük kadar tehlikeli
Gerek yüksek gerekse düşük tansiyonun vücuda aynı derecede zaralıdır
“Yüksek tansiyon, beyin kanamasına, düşük tansiyon ise kan dolaşımı
zayıflığına neden oluyor”dedi
Yüksek tansiyon mu daha tehlikeli yoksa düşük tansiyon mu?
Her ikisi de tehlikeli… Şöyle ki; yüksek tansiyon, her şeyden önce kalbin yükünü arttırır.
Kalp, kanı vücuda pompalayabilmek için basıncı olduğundan daha da yükseltir.
Bu da kalp kasının daha çok kasılması anlamına gelir. Kasılan kalp kasları,
zamanla damarların kalınlaşmasına neden olur. Kalınlaşmış bir kalp kasının beslenmesi zordur.
Hele kalbimizi besleyen koroner damarlarda; darlıklar başlamışsa,
yüksek tansiyon bir kalp krizini de tetikleyebilir.
Yüksek ve düşük tansiyon, ne gibi hastalıklara neden olur?
Yüksek tansiyon, başta beyin kanaması olmak üzere böbrek yetmezliğine de neden olmaktadır.
Vücudumuzdaki kan damarlarının toplam uzunluğu 100 bin km kadardır.
Yaşam için gerekli oksijen ve besinler vücudumuza hepimizin bildiği gibi, kan ile taşınmaktadır.
Kanın bu kadar uzun bir damar ağını dolaşabilmesi için belirli bir basınca ihtiyacı vardır.
İşte normal tansiyondan kastedilen, bu dolaşımı sağlamaya yeterli tansiyon yani kan basıncıdır.
Tansiyonumuz düştüğü takdirde kanın dolaşımı azalır.
Kan basıncı degişkendir.
Yüksek tansiyon nasıl anlaşılır? Kalp krizi nasıl oluşur?
Kanın az gelmesi öncelikle beyni etkiler; baş dönmesi ile kendini belli eder.
Tansiyon düşüklüğü kalbimizin beslenmesini de azaltır. Kanı vücudumuza pompalayacak olan organ,
yeterli çalışamadığı takdirde tansiyon biraz daha düşer ve bir kısır döngüye girer.
Vücut, bu kısır döngüyü kıramazsa, hele bir de kalbi besleyen koroner damarlarda darlık varsa kalp krizi kaçınılmazdır.
Doğru tansiyon değerleri nelerdir?
Normal değer 120/80 mmHg’dır. Ancak 140/90 mmHg’dan sonrası
‘Evre 1 Hipertansiyon’ olarak kabul edilir. Kan basıncı gün içinde değişkenlik gösterir.
Tanı koymak için civalı tansiyon aletiyle farklı zamanlarda yapılan en az üç ölçüm değerine ihtiyaç vardır.
Kalbi olanlar dikkat..!
Hangisi daha önemli; büyük mü yoksa küçük tansiyon mu?
Her ikisi de, her yaşta önemlidir. Büyük tansiyon normal sınırlarda olsa dahi eğer,
küçük tansiyon yüksek ise, kişinin yüksek tansiyon tedavisine alınması gerekir.
Kimler yüksek tansiyon hastasıdır?
140/90 mmHg ve üstü ‘Evre 1 Hipertansiyon’, 160/100 mmHg üstü
‘Evre 2 Hipertansiyon’dur. 139/89 mmHg’ya kadar olan evre ise ‘Prehipertansiyon’ denen
hipertansiyon hastalığına aday bir evredir. Eğer değerler bu aralıktaysa, ilerlememesi için önlem alınmalıdır.
Bu önlem, ilaç tedavisinden ziyade kilo verme ve egzersiz yapma gibi yaşam tarzı değişikliklerini içerir.
Kalp krizi ya da kalp ameliyatlarından sonra hasta yüksek tansiyon hastası mı olur?
Tansiyon kontrolü; kalp krizi geçiren veya kalp ameliyatı olan hastalarda düzenli olarak yapılmalıdır.
Sıcakta tansiyon düşer
Sıcak havalar tansiyonumuzu nasıl etkiliyor? Mesela; yükselmesine neden oluyor mu?
Hipertansiyon tedavisi gören hastalar nasıl önlem almalı?
Bu sorular, herkesin sıklıkla aklına gelen suallerdir.
Ben size 2005 yılında ‘Hypertension’ dergisinde yayınlanmış bir makaleden söz etmek istiyorum.
Bu çalışma, bizim ülkemiz ile benzer iklim koşullarına sahip İtalya’da yapılmış. 6 bin 400 kişinin,
14 ay süresince 24 saat boyunca tansiyon takipleri yapılmış.
Hava sıcaklığı 32 derecenin üzerine çıktığı günlerde,
25 derecenin altında olduğu günlere kıyasla daha düşük seyrettiği gözlenmiş.
Yani sıcak havalar, tansiyonda düşmeye neden olmuş.
Bu gözlem, hipertansiyon tedavisi gören hastalarımız için önemli…
Zira kış aylarında kullanılan ilacın dozunu, yaz aylarında ayarlamak gerekebiliyor.
Yine aynı araştırmada 65 yaş üstü kişilerde geceleri tansiyonda yükselme gözlenirken,
orta yaşlılarda böyle bir yükselme gözlenmemiş. Dolayısıyla 65 yaş üstü kişilerde
sıcak hava tansiyonu yükseltmiyor. Özellikle yaşlıların tansiyonu, sıcak yaz akşamlarında yükseliyor.
Hastalarımız bize yaz aylarında baş dönmesi şikayetiyle geldiklerinde
tansiyon ilaçlarının dozunu azaltıyoruz.
Baş agrısıyla anlaşılır
Hiçbir belirti olmamasına rağmen kişi, tansiyon hastası olabilir mi?
Evet, olabilir. Ani tansiyon yükselmesi veya düşmesinde kişi bu değişikliği hisseder.
Ancak tansiyon yavaş yavaş yükselmişse, kişi tansiyonu çok yüksek olsa bile rahatsızlık duymayabilir.
Yüksek tansiyon genelde belirti vermez, sabahları baş ağrısı yapabilir. Düşük tansiyonda ise,
soğuk terleme, baygınlık hissi, baş dönmesi gibi bulgular olabilir.
Çocuklarda Büyüklerle bir degildir
Çocuklarda ve erişkinlerde tansiyon değerleri aynı mıdır?
Çocuklarda; yaş, cinsiyet ve boy dikkate alınarak persantil değerlerine göre kan basıncı değerlendirilir,
erişkinden farklıdır. Erişkinde normal kabul edilen 120/80 mmHg değeri çocuklar için yüksek bir değerdir.
Tansiyon günde 2 kez ölçülmelidir.
Kalp gibi kronik bir hastalığı olanlar için düşük tansiyon tehlikeli bir durum mu?
Tansiyonun düşmesi, öncelikle kalbin yeterli beslenememesine yol açar.
Kalbimiz, organlarımız için gerekli oksijen ve besinleri taşıyamadığı için
kanı da yeterli miktarda pompalayamaz. Özellikle kronik hastalığı olanlarda
organlarımızın iyi beslenmesi hayati önem taşımaktadır.
Doğru tansiyon ne zaman ve nasıl ölçülür?
Tansiyon ölçülürken hasta beş dakika dinlendirilir. Tansiyon manşonu,
kalbe paralel şekilde sarılarak, tansiyon iki defa her iki koldan ölçülür.
Bu ölçümleri sabah akşam yapmak gerekir
Fazla ayakta durmayın bol bol su için.!
Düşük tansiyon daha mı tehlikelidir? Tansiyon hangi durumda düşer?
Evet, düşük tansiyon tehlikelidir. Özellikle sıcak yaz aylarında
yetersiz sıvı alımı ve fazla sıvı kaybı başlıca nedenlerdendir.
Vücudumuzun yüzde 70′ini su oluşturur. Vücudumuzda dolaşan kan miktarı
bir erişkin için ortalama 5 litredir. Kanın damarlarımızın içinde
belirli bir basınç oluşturabilmesi için iki koşul gereklidir.
Birincisi damarlarımızın elastikiyeti ve direnç oluşturabilmesi,
ikincisi ise damarlarımızın içindeki kan miktarıdır. Sıvı eksikliği;
kan miktarında azalma ile sonuçlanır ve tansiyon düşer.
Bir diğer tansiyon düşüren neden ise uzun süre ayakta kalmaktır.
Hastayı hemen yere yatırın
Tansiyon çıktığında ne yapmak gerekir? İlk müdahale nasıl olmalıdır?
Yüksek tansiyonun acil tedavisi mutlak surette hastane ortamında,
kan basıncının sürekli olarak izlenebildiği monitör kontrolünde olmalıdır.
Tansiyon düşürücü ilaçlar, damardan verilmelidir.
Bu nedenle tansiyonun ani yükseldiği durumlarda hemen ambulans
çağrılmalı veya en yakın sağlık merkezine başvurulmalıdır.
Ayaklar havaya.
Tansiyon düştüğünde ne yapmak gerekir? İlk müdahale nasıl olmalıdır?
Yukarıda açıklandığı gibi tansiyon düşmesi sonucu baygınlık geçiren kişi;
hemen düz bir yere yatırılıp ayakları havaya kaldırılmak suretiyle bacaklarda
depolanmış kanın tekrar dolaşıma girmesi sağlanmalıdır.
Böylece dolaşımdaki kan miktarı arttırılmış olur. Tansiyon yükseltilince,
beslenmesi bozulan beynin dolaşımı tekrar yeterli düzeye çıkar.
Kişi, kısa sürede eski haline döner.
Ortostatik tansiyon
İnsan vücudu, sürekli değişen dış koşul­lara karşı iç dengesini sabit tutmaya ça­lışır.
Örneğin otururken ya da yatarken ayağa kalktığımızda vücuttaki kan yer­çekiminin
etkisiyle ayaklara doğru ha­reket eder.
Ayağa kalkınca kanın aşağı hücum etmesi ve vücudun üst yarısındaki kanın
azalması atardamar basıncının düşmesi­ne ve yerçekimi etkisiyle karım bacak­larda
göllenmesiyle vücudun öteki bö­lümlerinin kansız kalmasına neden olur.
Bu durumda vücudun üst yansının, özellikle beynin kansız kalmasını
önle­yecek bir mekanizma devreye girer. Küçük damarlar büzülerek kanın
yerçe­kimi nedeniyle aşağıda birikmesini ön­ler. Böylece ayağa kalkıldığında,
kan bacaklarda göllenmek yerine vücudun dört bir yanma dağılmayı sürdürür.
Atardamar basıncının, küçük tansiyon­da hafif bir artışla birlikte, normal de­ğerlerde
tutulması ve dolaşımda denge­yi sağlamak için kalp atışları hızlanır.
Bu önlem yetersiz kalırsa kişi ayağa kalkınca fenalaşır, rengi solar, t
erleme­ye başlar ve gözleri kararır. Beyindeki görme ğundan, göz kararması
ilk ortaya çıkan belirtilerden biridir. Aynca baş dönme­si, halsizlik ve bazen bayılma görülür.
Bu belirtiler nasıl ortaya çıkar? Baş­lıca neden çevrel damarlann büzülmesindeki yetersizlik
sonucunda tansiyo­nun düşmesiyle beyne yeterli kan gide-memesidir.
Bu olay tehlikeli olmasa da önüne geçilemez.
Düşük tansiyonlu ki­şiler yavaş hareketlerle ayağa kalkarak
vücutlarına uyum sağlaması için yeterli zamanı vermelidir.
Bayılan ya da bayılmak üzere olan hastayı başı ayaklanndan ve vücudun­dan
daha aşağıya gelecek biçimde yatır­mak yeterlidir. Başın altına kesinlikle yastık konmamalıdır.
Böylece hasta kı­sa sürede toparlanır ve beyne yeterince kan gitmeye başlayınca kendine gelir.
Ortostatik hipotansiyonla birlikte görülen başka bir bozukluk da Shy-Drager sendromudur.
Bu hastalarda or­tostatik hipotansiyon, idran tutamama, cinsel iktidarsızlık ve terlemeyle birlik­te görülür.
Yapılan çalışmalar bu belir­tilerin görüldüğü hastalarda beyin sapı, bazal gangliyonlar
(beyindeki dört önemli sinir düğümü) ve öbür merkez sinir sistemi yapılarında
belirgin nöron kaybının olduğunu göstermiştir.Hastalık genellikle 5-7 yılda ilerle­yerek
hastayı yatağa bağımlı kılabilir. Belirgin ortostatik hipotansiyonla bir­likte taşikardi
(hızlı kalp atımı) yerine bradikardi (dakikada 60 atışın altma inen yavaş kalp atımı) gelişir.
Bu hasta­larda da tedavi belirtilere yöneliktir.Bacaklarda kan göllenmesini önlemek için
Özel çorapların kullanılması yararlı olabilir. Daha ilerlemiş ve dirençli ol­gularda
tuz alımı ya da fludrohidrokor-tizon önerilir. Aynca amfitamin ve efedrin gibi ilaçlar da kullanılabilir.
Sonuçlar
Buraya kadar birincil ve ortostatik dü­şük tansiyon incelendi. Her iki durum da tehlikeli
sonuçlar doğurmayan yapı­sal bozukluklardan kaynaklanır ve bu kişiler tansiyonlan
düşük olsa da sağ­lıklı kabul edilirler. Hatta, istatistikler tansiyonu düşük olanların,
normal kişi­lerden daha uzun, tansiyonu yüksek olanlardan
ise çok daha uzun yaşadığını göstermektedir.
Tansiyonun düşük ol­ması damarlan daha az yıpratmakta, bu nedenıyle
orta ‘ yaşlarda kalp damar sistemi ilgili kanama, beyin trombozu,
miyokart enfarktüsü gibi hastalıklar çok az ortaya çıkmaktadır.
Doğal olarak, bu özellikler tansiyo­nu düşük olan herkes için geçerli değil­dir.
Tansiyon düşüklüğü çoğu zaman başka bir hastalıkla
“Örneğin kansızlık, tifo, difteri, zatürre gibi bulaşıcı hastalıklar,
karaciğer hastalıkları, böbreküstü bezi hastalıklan ve zehirlenmelerle birlikte ortaya çıkar,
bu hastalığın tedavi edil­mesiyle ortadan kalkar. Böyle durum­larda düşük tansiyonun nedenleri,
öne­mi ve gidişi değişken olabilir..

http://medikalsatisnoktasi.com/tansiyon-aletleri

SİPARİŞ VE BİLGİ HATTI

Tel : 0216 405 28 28
Tel : 0216 405 28 29
Fax : 0216 405 28 30
GSM : 0530 660 71 31
Mail: omronmedikal.net@gmail.com

Comments are closed.







SİPARİŞ VE BİLGİ HATTI
Medikal Blok Medikal
Medikal Kozmetik Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Adres : Osmanağa Mah Rıhtım Cad. Reşit Efendi Sok No : 45 /A Kadıköy – İSTANBUL
İletişim : 0216 405 28 28 – 0216 405 28 29
Fax : 0216 405 28 30
Mobil : 0530 286 53 43
Mail : omronmedikal.net@gmail.com