bipap nedir

postheadericon Uyku Apnesi

Uyku Apnesi

Uyku apnesi apne olarak da bilinir, uyku sırasındaki solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına sebep olan önemli bir hastalık.
Uyku apnesi uykuda hava akımının en az 20 saniye süreyle normal değerinin
20sine ve daha altına düşmesi ile tanımlanabilir.
Uykudaki solunum duraklamaları sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır
ve karbondioksit miktarı artar. Uyku apnesi sinir sistemindeki bir problem
nedeniyle uyku apnesi veya solunum yollarındaki bir tıkanıklık nedeniyle
uyku apnesi oluşabilir. Bazen de bu her iki durum birlikte olmaktadır
uyku apnesi. Bu hastalığın değerlendirilmesinde sadece solunumun
durması apne değil aynı zamanda solunumun azalması hesaba katılmaktadır.
Yüksek gürültülü horlama, yorgunluk, aşırı sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, sabah başağrısı, uykuda gibi sorunlar uyku apnesinin sonuçları olarak ortaya çıkabilir.
Hastalarda, hastalığın seviyesine göre bu sorunların biri,
birden fazlası ya da hepsi birden görülebilir.

Bu hastalık ne kadar ciddîdir?

Tıbben ciddî kabul edilen uyku apnesinin toplum içindeki yaygınlığı yüksektir.
Uyku apnesi her ne kadar erişkinlerde, erkeklerde, horlayanlarda,
menopoza girmiş bayanlarda, yaşlılarda, ve kilolularda daha sık
görülmekte ise de bu hastalık çocuklarda, genç bayanlarda ve zayıf insanlarda da tesbit edilmektedir. Kısaca uyku apnesi her yaşta görülebilen bir hastalıktır.
Kadınların en az %2′sinde ve erkeklerin %4′ünde görülmektedir.
Bu rakamlar hastalığın en az astım ve şeker hastalığı
kadar yaygın olduğunu göstermektedir.Çoçuklarda uyku apnesi büyük bademciğe ve geniz etine bağlı olarak gözlenebilir.
Ayrıca; alkol ve sigara bağımlılarında, yanlış uyku pozisyonu, aşırı kilolularda,
alt çenesi gelişim geriliği gösterenlerde, boyun yüksekliği kısa olanlarda,
alerji, anti histaminik, kas gevşetici veya sakinleştirici
gibi ilaç kullananlarda da uyku apnesi görülme riski yüksektir.

Uyku apnesinin belirtileri

Uyku apnesi hayati sağlık sorunlara neden olabilen ciddi bir hastalık
olsa da uyku apnesinin belirtilerini hastanın kendisinin
farkedebilmesi oldukça zordur. Hasta genellikle uykudaki
normal olmayan durumlardan, eşi veya yakınlarının farketmesiyle haberdar olur.

Düzensiz solunum

Uyku apnesinin en önemli belirtisi gece uykusu süresince ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir. Bu solunum düzensizlikleri, çoğu kişide görülen yumuşak ve hafif horlamalardan farklıdır.
Horlayan insanların çoğunda bu tip horlamalar daha çok sırtüstü uyuma
sırasında gerçekleşir. Uyku apnesinin sonucu olarak ortaya çıkan horlamalar
ise her türlü pozisyonda gerçekleşebilir. Uyku apnesi olan hasta,
el kol hareketleri ile rahatsız bir şekilde uyumaya çalışır.

Uykuda nefesin durması

Düzensiz solunum bir çok insanda duruma bağlı olarak uykuya dalma,
uyanma veya rüya görme sırasında görülebilir. Diğer bir taraftan uyku apneli
hastalarda sık sık tekrarlanan uzun süreli solunum durmaları olmaktadır.
Bu solunum duraklamaları uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biridir.
Apneli hastalarda 10 saniyeden başlayan solunum duraklamaları bir dakikadan
fazla sürelere kadar devam edebilir. Uykuları boyunca saatte 10’dan
fazla tekrarlayan, 10 saniyeden bir dakikaya varan nefes durmaları ile boğulurcasına mücadele eden kişilerde uyku ve oksijen yetersizliği oluşmaktadır. Bunların sonucu olarak hastalarda büyük sorunlara rastlanmaktadır.

Gündüz aşırı uyku hali

Gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle gün boyunca kendini yorgun hisseden hastaların kitap okurken ya da televizyon seyrederken uyuklamaları olabilir. Bu özellikle araç kullanan hastalar için önemlidir.
Uyku apne sendromu olan hastaların trafik kazası yapma riski normalden
8 kat fazladır. Bu da hastalarda inanılmaz derece yorgunluğa dolayısıyla
konsantre olamamaya neden olur

Uyku apnesinin Teşhis ve tedavisi

Uyku apnesi belirtilerini gösteren ve benzer şikayetlere neden olan
değişik uyku bozukluğu hastalıkları da vardır. Bu nedenle uyku apnesinin
kesin teşhisi ve şiddetinin ölçülebilmesi laboratuvarda yapılan uyku çalışması
adı verilen gelişmiş bir teknikle mümkündür. Uyku laboratuvarlarında
“poligrafik tetkik” adı verilen incelemelerin yapılması gerekmektedir.
Uyku sırasında bir çok parametrenin kaydedildiği “poligrafik tetkik”,
beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı ve uyku bozuklukları
hakkında sağlıklı ve bilimsel bilgiler veren modern bir laboratuvar yöntemidir.
Bu yöntemle, solunum hareketleri, uyku sırasında hastanın oksijen miktarı,
kalp ritmi ve EKG kayıtları yapılarak bunların beden fonksiyonları
üzerindeki etkileri incelenir.Uyku testlerinden sonra elde edilen
bilgiler değerlendirilerek uyku apnesinin gerçekten tedaviye ihtiyaç
gösterip göstermediğine karar verilir.
Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir.

Uyku apnesinin teşhisi koyulan bazı hastaların Kulak-Burun-Boğaz uzmanının
kontrolundan geçmesi uzmanlarca tavsiye edilir. Apnenin sebebi
anatomik bozukluklardan kaynaklanıyorsa cerrahi yöntemler,
protez veya nadiren de olsa ilaç tedavisi uygulanabilir. Çoğu uyku apnesi vakalarının tedavisinde, hastanın uyku sırasındaki solunumuna yardımcı olan cihazlar kullanılır. Bu cihazlardan bazıları şunlardır: Özellikle tıkayıcı apnenin en etkili tedavisi CPAP (Continious Positive Airway Pressure)
(Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı) cihazının uygulanmasıyla olur. Bu cihazın kullanılmasındaki amaç hastaya sürekli ve sabit olarak hava basıncı uygulayarak uyku sırasında kapanan üst hava yollarını açık tutmaktır. CPAP cihazı hastanın burnuna yerleştirilen ya da burun ve ağızı tamamen içine alan, yumuşak silikon bir maske ve bunu cihaza birleştiren hortumdan ibarettir. Hafif ve orta şiddetli vakaların tedavisinde kullanılan bu cihazın olumlu etkisi birkaç gün içinde görülür.

Tıkayıcı uyku apnesinin daha ağır olan vakalarında hem nefes alma hem de
nefes verme durumlarına göre özel olarak hava basıncını ayarlayan BIPAP®
(Bi-level Positive Airway Pressure) veya VPAP™ (Variable Positive Airway Pressure)  cihazları kullanılır. Bu cihazlar bileşik uyku apnesinin hafif vakalarının tedavisinde de başarılı sonuçlar vermektedirler.

Bileşik ve merkezi tipteki uyku apnesi tedavisinde,
özellikle durumu ağır olan hastalarda, uyku sırasında nefes alış verişi
çeşitli değişik tekniklerle düzenleyen APAP
(Automatic Positive Airway Pressure), xPAP ST (Spontaneous Time)
veya ASV (Adaptive servo-ventilation) cihazları kullanılmaktadır.

Uyku apnesinin çeşitleri

Uyku apnesinin üç temel türü vardır. Tıkayıcı tarzda olan, merkezi yani
beyindeki solunum merkezine bağlı olan ve bu ikisinin karışımı.
Araştırmalara göre yaklaşık hastaların %84’ünde tıkayıcı uyku apnesi,
%1’inde merkezi uyku apnesi ve %15’inde bileşik uyku apnesi görünmektedir

Tıkayıcı uyku apnesi (Obstructive apnea)

Tıkayıcı tipte uyku apnesi boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak
şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Bu kaslar yumuşak damağa, küçük dile,
yutağa ve dile aittir. Bu kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında
hava yolu daralır ve bir süre için solunum durur.
Bunun sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır,
beyin bu azalmayı algılar ve uyku derinliğini azaltarak ya da
kişiyi uyandırarak hava yolunun tekrar açılmasını sağlamaya çalışır.
Uyku derinliğinin azalmasını takiben bazı kişilerde bir iki kısa nefes alma ile,
bazı kişilerde ise şiddetli horlama ve yutkunma sesleri ile solunum tekrar başlatılır. Bu derecede uyku apnesi olduğunda derin uykuya geçmek hiç mümkün olmaz, kişi bütün uykusunu solunum çabası içinde geçirir ve gündüz uyuma ihtiyacı duyar. Uyku apnesi olan kişiler genellikle uykularının bölündüğünün farkında değildir ve iyi uyuduklarını zannederler.

Merkezi uyku apnesi (Central apnea)

Merkezi tipte uyku apnesi çok daha nadir görülür ve
beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller
göndermemesi sonucunda ortaya çıkar. Kanda karbondiositin artması ve
oksijenin azalması sonucunda kişi uyanır. Merkezi tipte uyku apnesi olan
hastalar uyanma dönemlerini tıkayıcı uyku apnesi olan kişilere göre
daha fazla hatırlarlar.

Bileşik uyku apnesi (Complex-mixed apnea)

Bileşik uyku apnesi olan hastalarda apne önce tıkayıcı uyku apnesi
belirtileri göstermektedir. Hasta saatte yaklaşık 20 ile 30 arası tıkanma yaşar.
Tıkayıcı tipteki apnenin tedavisinden sonra hastalık merkezi uyku apnesi
belirtilerini daha belirgin olarak gösterir. Bir başka deyişle,
tıkayıcı tipteki uyku apnesinde uygulanan solunum yoluna basınçlı hava veren
tedavi yöntemi CPAP (Continuous Positive Airway Pressure)
bileşik uyku apnesini tam olarak tedavi edememektedir.
CPAP cihazı ile tedavilerine başlanılan hastalarda tıkanmalar kesilse de
uykularında düzgün nefes alamama problemleri devam etmekte
bu sefer merkezi uyku apnesinin belirtilerini göstermektedirler.

Bu apne çeşidi uzun yıllardır gözlenmekte ise de son yıllarda uzmanlar
tarafında ayrı bir tür olarak kategorize edilmiştir.

Uyku apnesinin sonuçları

Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız
bir risk faktörüdür.

Gürültülü horlama: Üst solunum yolunun genellikle dil arkasındaki
alanda daralması sonucu, daralma ile orantılı olarak horlama artar.
Her horlayan kişide uyku apnesi yoktur fakat horlama düzensiz,
zaman zaman da solunum güçlüğü ile birlikte olmaktaysa kişide
apne olma ihtimali vardır ve uzman görüşü mutlaka alınmalıdır.

Kalp büyümesi ve kalp atımında düzensizlikler:
Özellikle ileri yaşlarda kalp ritmindeki düzensizlikler ani kalp durmalarına da yol açarak,
uykuda ani ölümlere sebep olmaktadır.

Sık idrara çıkma
Uykuda aşırı terleme
Uykusuzluk ve huzursuz uyku
Sabahları yorgun kalkma, gün içinde yorgunluk hali ve uyuklama:
Hastalarda yorgunluk bütün gün devam etmekte,
hastaların çoğu zaman fırsat buldukça uyumakta ya da uyuklamaktadır.
İleri seviyede uyku apnesi olan hastaların trafikte kırmızı ışıkta
kısa süreli uyukladıkları rapor edilmiştir.
Aşırı ve hızlı kilo alma: Uyku apnesine bağlı olarak gece boyu
tam dinlenemeyen kişilerin gün içinde metabolizmaları oldukça yavaşlar.
Bu da hastaların daha az enerji harcamalarına ve kilo almalarına sebep olur.
Uyku apnesi olan hastalar kilo vermekte çok zorlanırlar.
Konsantrasyon güçlüğü: Gündüz uykulu olma durumunun ve
konsantrasyon eksikliğinin trafik ve iş kazalarına da yol açtığı
yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Depresyon ve davranış bozuklukları
Cinsel isteksizlik, yetersizlik
Sabah baş ağrısı ve ağız kuruluğu
Mide yanması
Çocuklarda hiperaktivite
İnsülin direnci: Uyku apnesi olan hastalar diyabet
geliştirmeye daha yatkındırlar.
Felç ve kalp krizi oranları bu hastalarda daha yüksektir.
Uzun dönemde bu hastalık, kalp krizi, beyin ve
damar tıkanıkları sonucu felçler gibi ciddi problemlere yol açmakdadır.
Pulmoner yüksek tansiyon: Bu hastalarda akciğer damarlarında da
yüksek basınç olabilir.
Kaliteli uykunun önemi
Uyuklayan İnsanlar
Canlıların vazgeçilmez ihtiyacı olan uyku,
beyin hücrelerinin vücut sisteminin düzenli çalışmasını sağlayabilmesi için
gerekli olan yaşamsal bir faz olarak tanımlanabilir.

İyi bir uyku alındığının başlıca ölçüsü sabah dinç uyanmak ve
kişinin kendisini gün içinde zinde hissetmesidir.

Uyku apnesi solunum düzensizliklerine, bu düzensizlikler de
kişinin gece boyunca bazen kısmi bazen de tamamen uyanmasına sebep olur.
Bu yarı ya da tam uyanıklık durumları hastanın derin ve
kesintisiz uyku uyumasını engellemekte bu da uykunun kalitesini bozmaktadır.
Gece boyu yaşanan uyanıklık durumları bazen hasta tarafından farkedilebilir.
Bu durumda hasta gece sık sık uyanma,
idarara çıkma veya uykusuzluk şikayeti ile hekime başvurmaktadır.
Bazen de gece içinde solunum düzensizliklerinin ortaya çıkardığı
uyanıklıklar çok kısa sürmekte, 5-10 saniye süren bu uyanıklıklar
hasta tarafından farkedilmemekte, bu kez de hasta yorgunluk ve
gündüz uykululuk şikayeti ile hekime başvurmaktadır.

Hasta özellikle tıkayıcı uyku apnesi durumunda her solunum
durmasının ardından 5-10 saniye süreyle uyanmakta,
daha doğrusu ancak uyanarak solunum durmasını sonlandırabilmektedir.
Bu kısa süreli uyanıklıklar hasta tarafından hissedilmemekte,
uyku süreklilik kazanmadığından uykunun asıl dinlendirici olan
derin uyku dönemlerine ulaşılması mümkün olmamaktadır.
Böylece hasta farkında olmadan kalitesiz, yüzeyel ve
kısa süreli uyanıklıklarla bölünmüş bir uyku uyumaktadır.

Hastanın gece boyunca birkaç kez, bazen daha sık idrar yapma ihtiyacı duyması,
gece boyunca aşırı terlemesi ve sabah kalktığında kendini yorgun ve
uykulu hissetmesi gece boyu aldığı kalitesiz uykunun göstergesidir.
Yorgunluk bütün gün devam etmekte,
hastaların çoğu gündüz fırsat buldukça uyumakta ya da uyuklamaktadır.
Tüm bunlar hastaların gün boyu verimliliklerinin düşmesine,
isteksiz, gergin ve sıkıntılı olmalarına yol açar.

CPAP (Continuous Positive Airway Pressure) Tedavisi:

CPAP, ilk kez 1981′de Sullivan ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş CPAP,
OSAS tedavisinde birinci seçenek tedavi yöntemidir.
CPAP, mekanik yolla ÜSY açıklığını sağlayan bir alettir.
Belli bir basınçla oda havasını hastaya veren üfleyici bir sistemdir.
Bu sistem, yüksek devirli bir jeneratör, düşük dirençli bir hortum, basıncı ayarlamaya yarayan bir düzenek ve burna takılan maskeden ibarettir. Jeneratör, sıkıştırılmış haldeki havayı pompalayan bir çeşit körük sistemidir.

Tüm bir solunum siklusu boyunca basıncı sabit tutmak için alet,
ekspirasyon sırasında basınç arttığı ölçüde akımı azaltır,
inspirasyonda basınç düştüğü ölçüde akımı artırır böylece ÜSY’de
sürekli sabit basınç sağlanmış olur.

CPAP tedavisini sadece, OSAS tanı ve tedavisi ile ilgilenen ve
bu konuda eğitim almış hekimler uygulayabilir.

Hastaların cpap tedavisi sonrası durumları:

Taşıt kullanırken, mesleğini uygularken ve daha
birçok aktivitede performansı artar.
Hafıza, dikkat, plan yapma yeteneği gibi bilişsel fonksiyonları düzelir.
Sabah başağrıları ve yorgunluk hissi kaybolur.

http://medikalsatisnoktasi.com/index.php?route=product/search&keyword=bpap&category_id=0


SİPARİŞ VE BİLGİ HATTI
Medikal Blok Medikal
Medikal Kozmetik Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Adres : Osmanağa Mah Rıhtım Cad. Reşit Efendi Sok No : 45 /A Kadıköy – İSTANBUL
İletişim : 0216 405 28 28 – 0216 405 28 29
Fax : 0216 405 28 30
Mobil : 0530 286 53 43
Mail : omronmedikal.net@gmail.com