Rahim Kanseri - Medikal Malzeme, Tıbbi Cihaz, MedikalblogMedikal Malzeme, Tıbbi Cihaz, Medikalblog

Anasayfa Kanser Rahim Kanseri

  • Rahim Kanseri
    Rahim kanseri veya tıbbi literatürde “uterin kanser veya uterus kanserleri”
    denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan
    (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler akla gelir.
    Bu kanserlere “endometrium kanseri” de denilmektedir.
    Bu tabaka her menstruel siklusda (adet dönemi) değişikliğe uğrar.
    Menopoz döneminde ise rahmin iç tabakası olan endometriumda
    meydana gelen değişimlerle sonlanır.
    Rahim kanseri, endometrium tabakasındaki hücrelerin kontrolsuz çoğalması sonucu oluşur.
    Oluşan kanser hücreleri lenf bezlerine, çevre organlara veya kan akımı ile
    uzak bölgedeki organlara ulaşabilirler.
    Daha az görülen rahim tümörü ise sarkomlardır. Bu tümörler rahmin kas tabakasında oluşur.
    Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin
    diğer organlarına da yayılma gösterirler.
    İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır.
    Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile
    vücudun diğer bölümlerine geçer.
    Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına “metastas” denir.
    Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda
    en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir.
    Amerikalı kadınlara musallat olan en yaygın kanser türüdür ve
    erken yakalandığında hemen her zaman tedavi edilebilir.
    Genellikle menopozdan sonra 50-70 yaşları arasında görülür.
    Araştırmacılar kesin sebebini bilmiyorlarsa da menopozdan
    sonra alınan östrojen takviyesinin katkısı varmış gibi görünmektedir.
    Rahim Kanseri Nedenleri
    Uterus (Rahim) Kanserlerinde Risk Faktörleri şöyle sıralamamız mümkündür:
    Erken yaşta adetlerin başlaması ve menapoza geç girmek
    Siyah ırkda daha fazla görülür
    Çocuk doğurmamış olmak
    Hastanın bağışıklığının baskılanması
    Sigara içimi
    Düşük sosyo ekonomik düzey
    Çok eşlilik
    Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
    Şişmanlık (Obesite)
    Cinsel temasın 20 yaşından önce başlaması
    Çok doğum
    Vitamin C eksikliği
    Hipertansiyon
    Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
    Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
    Birinci derece akrabalarda rahim kanseri olanlarda
    Erkek eşin sünnetli olmaması
    Viral ve bakterial enfeksiyonlar
    Östrojen salgılayan tümörler
    Diğer kanserlerin varlığında rahim kanseri sıklıkla rastlanılabilir.
    Polikistik Over Hastalığı; yumurtalarda fazla miktada kistler ve
    yumurtlamama ile karakterize klinik bir tablo
    Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta
    olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için
    risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.
    Rahim kanserinin en önemli nedenlerinden birinin aşırı kilo olduğu açıklandı.
    Kanserin Türkiye’de kalp hastalıklarının ardından
    en fazla öldürücü etkiye sahip ikinci hastalık olduğuna belirtildi.
    Kadınlarda en çok görülen kanser çeşidi başta meme kanseri olmak üzere sırasıyla akciğer,
    bağırsak,
    mide ve rahim kanseri gözlemlenmektedir.
    Ülkemizde kansere yakalanmanın birçok nedeni vardır.
    Bunlar; sigara, enfeksiyonlar, radyasyon,  hormonlar ve çevresel faktörler gibi etkenler yer alıyor.
    Tüm kanser çeşitleriyle mücadelede en önemli şey ise düzenli kontrol, erken teşhis ve tedavidir.
    Kadınlar için en tehlikeli kanser çeşitlerinden birinin de rahim kanseridir.
    ”Kadınlarda meme ve rahim kanserine yakalanma oranı son yıllarda oldukça arttı.
    Rahim kanserinin en önemli nedenlerinden biri de şüphesiz aşırı kilodur.
    Kilolu kişilerde dengesiz olarak artan kadınlık hormonu (estrojen) bu kanserin en önemli nedenidir.
    Aynı zamanda kansere yakalanmada genetik etkenler de oldukça önemli.
    Stres ve dengesiz beslenme
    gibi etkenleri de kanser nedenleri arasında söylemek mükündür.
    Birden fazla partnerle ilişkide bulunulması halinde rahim ağzı kanserinin arttığı görülmüştür.
    Rahim ağzı kanserinin gelişmesinin, tedavi ile yüzde 90 engellenebilmektedir.
    Rahim Kanseri Belirtileri
    Rahim kanseri erken evrede genelde bulgu vermez.
    Erken dönemde yakalayabilmek için yıllık rutin smear testi ve muayene yapılmalıdır.
    İlerlemiş kanserin klinik bulguları;
    Adet kanamasının sık ya da düzensiz olması ve adet kanamasının miktarında artış,
    Adet arası kanamalar, bu kanamalar lekelenme, kanlı akıntı veya aşikar
    kanamalar şeklindede olabilir.
    Genelde kokulu, kaşıntı yapmayan akıntıdır.
    Adetten kesilme sonrası (menopoz) görülen kanamalar
    Cinsel ilşki sonrası kanama
    Bel ve kasık ağrısı
    Kanlı akıntı, pis ve kötü kokulu akıntı,
    Zayıflık, kilo kaybı ve kansızlık hastalığın geç dönem bulgularıdır.
    Rahim ağzı kanserinin ilerlemesi bazen çok hızlıdır.
    Bu nedenle, kanserin erken dönemde saptanabilmesi için gebelerde dahil olmak üzere tüm
    kadınların düzenli jinekolojik muayene ve smear testi yaptırmalarının büyük önemi vardır.
    Çünki hastalık bulgu vermeye başladığında çoğunlukla ilerlemiş safhadadır ve
    klinik olarak yapılacak şeyler çok azdır.
    Kanserin tanısı jinekolojik muayene ve alınan örneklerin patolojik incelemesi ile yapılır.
    Erken evre kanserlerin tedavisinde sadece rahim boynu veya rahimin alınması ile
    başarılı sonuç elde edilirken,
    ilerlemiş kanserlerde büyük ameliyatlar ve bunlara ek olarak yapılan radyoterapi ve kemoterapi
    tedavilerinin sonuçları pek yüz güldürücü olmamaktadır.
    Rahim Kanseri Tedavisi
    Rahim kanseri şüphesi bulunan hastalara jinekolojik muayeneden sonra ultrasonografi uygulanır.
    Eğer kanama veya akıntı gibi bir belirti varsa mutlaka rahim içinden biyopsi alınmalıdır.
    Tanı konulunca uygulanacak olan tedavi, cerrahi müdahaledir.
    Operasyonda, rahim, yumurtalıklar ve karın içinden sıvı alınması,
    karnı örten yağlı gözenekli doku omentum, ve lenf nodlarının çıkarılması gerekir.
    Bu işlemler, jinekolojik onkoloji eğitimi almış kişilerce yapılabilir.
    Sonuçların patolog tarafından değerlendirilmesinden sonra gereken vakalarda
    Radyoterapi de tedaviye eklenir.
    Kanserin erken döneminde sadece rahimin alınmasını gerektiren cerrahi
    uygulamalarla şifa sağlanabilir.
    İleri dönemde büyük cerrahi girişimlere ilaveten hormon tedavisi,
    kemoterapi ve radyoterapi uygulanmaktadır.
    Rahim kanserlerinin erken tanısında, her yaştaki ve özellikle menapoz sonrası kadınların
    karşılaştıkları anormal kanamalarda doktora başvurmaları hayat kurtarıcı olmaktadır.
    Ameliyat ile kanserli rahim çıkartılırken aynı zamanda cerrahi evreleme yapılmalıdır.
    Karın orta hat kesisi ile açılmalı ve karın içini tümör yayılımı açısından gözle değerlendirmeyi
    takiben karın içine steril sıvı dökülerek yıkantı sıvısı alınmalıdır.
    Daha sonra rahim ve yumurtalıklar ve lenf bezleri çıkartılmalıdır
    (pelvik – paraaortik lenfadenektomi) Karın içinden şüpheli bölgelerden biopsiler alınmalıdır.
    Karın içine yayılım mevcutsa (evre IVb) , mümkün olduğu kadar tüm tümöral kitle çıkartılmalıdır.
    Karın içine yayılmış rahim kanserlerinde de yumurtalık kanserinde olduğu gibi,
    omentektomi ve yayılım olan barsak kısmı çıkartılarak geriye tümör bırakılmamaya
    (rezidü) çalışılmalıdır.
    Tam bir cerrahi evreleme yapılan hastalarda ameliyat sonrası radyoterapi
    yapılması gereken hastalar daha doğru seçilir.
    Oysaki tam cerrahi evreleme yapılmayan hastalarda ,ameliyatın eksikliğini gidermek
    için tüm hastalara radyoterapi yapmak gerekir. Tam bir cerrahi evreleme sonrası
    lenf bezlerinde kanser yayılımı yoksa , karın alt bölgesi ışınlaması ( pelvik radyoterapi) yerine
    vajinal kubbe ışınlaması daha akılcı bir yaklaşımdır.
    Böylece radyoterapinin barsaklara yapacağı olumsuz yan etkilerinden korunulmuş olunur.
    Clear cell veya seröz papiller gibi hastalık seyri kötü olan histolojik tipler dışında,
    evre Ic- endometrioid adeno kanser olgularında, radyoterapi yapılmadan bile hasta takip edilebilir.
    Cerrahi sonrası takip edilen olgularda hastalık tekrarlama oranları %5-8 kadardır.
    Hastalık tekrarlaması olan olgularda ise eğer daha önce radyoterapi yapılmamışsa
    uygulanacak olan
    radyoterapi ile başarı oranı yüksektir. Eğer hastalık vajen kubbe üzerinde
    bölgesel olarak tekrarlamışsa
    bu hastalara ameliyat yapılarak kitle çıkartılmalıdır.
    Radyoterapi, kitle çıkartıldıktan sonra yapılırsa daha başarılı sonuçlar elde edilir.
    Genellikle yavaş ilerleyen ve teşhis edildiğinde hâlâ yayılmamış olma ihtimali yüksek olan
    bir tür olan rahim kanserinde, en az 5 yıl kurtulma ihtimali % 88’dir.
    Çevredeki dokulara yayıldığında bile bu oran % 75’dir. Nadiren sonuç bu kadar iyi olmayabilir.
    Rahim kanserinde tedavi yöntemlerini özetleyecek olursak:
    Tedavi- Ameliyat
    Doktorların çoğu histerektomi (rahmin alınması) çünkü kanserin bu organlara da
    yayılma eğilimi vardır.
    Radyasyon
    Kanser rahmin ötesine de yayılmışsa genel anestezi altındayken vajina veya rahime
    bir alet veya radyum yereştirilerek yapılan derin bir radyoterapidir.
    Radyum vücudun içinde birkaç gün kalır ve bu süre içinde hastanede yatılması gerekir.
    Bazen de birkaç yöntem bir arada kullanılır.
    İlaç
    Eğer kanser vücudunuzun başka yerlerine metastas yapmışsa (yayılmışsa)
    hatta bazen daha bile uzun olabilir.
    Başka antikanser ilaçlar da kullanılabilir.
    Rahim Kanseri Riskini Artıran Nedenler
    Kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biride rahim kanseridir.
    Rahim kanseri adından da anlaşılacağı üzere rahim iç zarından bulunan
    hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşur.
    Erken dönemde belirti verdiği için genelde kolaylıkla tedavi edilirler.
    Rahim Kanseri Riskini Artıran Faktörler arasında en sık rastlanılanlar geç menopoz,
    anne olmamak, obezite, şeker hastalığı, çok genç yaşta adet görmeye başlamak,
    adetlerini düzenli olarak görememek sayılabilir.
    Hiç anne olmamak gibi çok sık anne olmak ve düşük yapmakta rahmi yıpratan ve
    kanser riskini artıran faktörlerden sayılabilir.
    Rahim kanserinin en önemli belirtileri menopozdan sonra ara kanamalar,
    menopoz öncesi ise yoğun adet
    kanamaları ile ara kanamalardır. Bu belirtiler her zaman kanser habercisi olarak sayılmasa da
    bir kadın hastalıkları uzmanına gitmenizi gerektirecek önemli nedenler arasında yer almaktadır.
    Rahim Kanseri Yatkınlığını Artıran Etkenler
    Ülkemizde en sık görülen jinekolojik kanser türlerinin başında Rahim Kanseri gelmektedir.
    Genel olarak menopoz sonrası dönemlerde görülen kanser türleri ender olmakla
    beraber bazen genç kızlarda da tespit edilebilmektedir.
    Aslında kanser türleri arasında en erken dönemde belirti veren kanser olan
    rahim kanserinin bu nedenle erken teşhisi kolay olmaktadır.
    Menopoz sonrası kadınlarda kanamalar, menopoz öncesi kadınlarda ise
    iki adet dönemi arası kanamalar yada uzun süren ve sık tekrarlayan
    kanamalar rahim kanserinin en belirgin bulgularıdır.
    Rahim Kanseri Yatkınlığını Artıran Etkenler arasında ise en öne
    çıkanlardan ilki ise çok erken yaşlarda cinsel ilişkiye girmektir.
    Ayrıca birinci dereceden akrabalarının içerisinde rahim kanseri olan kişiler daha
    büyük bir risk grubu içerisinde yer almaktadırlar.
    Yine hiç doğum yapmamış kadınlar, aşırı ve uzun süre kadınlık hormonu
    yani östrojon kullananlar, aşırı şişmanlar, yüksek tansiyon hastaları ,
    polikistik over hastalığı olan kişiler  menopoza geç girenler, adet görmeye erken yaşta
    başlayanlar ile bağışıklık sistemi bozulan kişiler rahim kanserine yatkınlığı bulunan kişiler sınıfına girmektedirler.
    Bu grupta yer alan kişilerin her yıl düzenli olarak kadın hastalıkları uzmanına
    jinekolojik muayene olmaları ve smear testi yaptırmaları erken teşhis için çok önemlidir.
    Obezite Rahim Kanserine Neden Oluyor
    Kanser vakalarının son yıllarda katlanarak artması üzerine
    Dünya Sağlık Örgütü Dünya çapında özel çalışmalar başlattı.
    Yapılan araştırmalarda elde edilen veriler oldukça çarpıcıydı.
    Kanserde yaşanılan artışın birinci nedeni olarak Obezite belirlendi.
    Hareketsiz yaşam, yoğun stres, hazır yemek alışkanlıklarının yer edinmesi ile
    beraber şişmanlayan nüfus arttıkça kanser olan kişi sayısı da artış göstermeye başlıyor.
    Obezitenin birinci derecede sorumlu tutulduğu bir kanser türü de rahim kanseri.
    Üstelik araştırmaya göre obezite yalnızca rahim kanserine neden olmuyor
    ayrıca hastalığın tedavisini de olumsuz yönde etkiliyor.
    Obezite hastalığına sahip olan kadınların pek çoğunda uygulanacak olan
    radyoterapi ilgili bölgelere ulaşamadan etkisini kaybediyor.
    Bu nedenle kilo almamaya çalışmak çok önemli.
    Ayrıca kilonuz boyunuza oranla fazla ise fazla kilolarınızdan sağlıklı yöntemler ile
    kurtulmanızın sağlığınız açısından gerektiğini unutmayın.
    Rahim Kanseri Neden Olur? Ve Rahim Kanserinde Tedavi Olunmazsa Ne Olur?
    Vücudumuzda bulunan her bir hücrenin görevi vardır.
    Bu hücreler belirli sürelerde yaşamakta, çoğalmakta ve ölmektedir.
    Ancak bazen bu hücreler bazı nedenlerden dolayı kontrolsüz olarak çoğalmaya başlar.
    Bu çoğalma hızlı bir şekilde meydana gelir ve sağlıklı hücrelerin ölmelerine neden olur.
    Rahimde bulunan hücrelerin bu tip bir etkileşim geçirerek kontrolsüz şekilde
    çoğalmalarına rahim kanseri denilmektedir.
    Rahim kanseri de diğer tüm kanser türleri gibi kesin olarak nedeni
    belirlenmiş bir kanser türü değildir.
    Ancak rahim kanserine yakalanan kadınlar üzerinden yapılan
    araştırmalar sonucunda elde edilen istatistiksel
    verilere göre erken yaşta cinsel ilişkiye giren, erken doğum yapan, çok doğum yapan, kendisi yada
    eşi çok eşli ilişkiler yaşayan kişilerin rahim kanserine yakalanma riskleri yükselmektedir.
    Rahim kanserinden korunmak için her yıl düzenli olarak smear testi yaptırmak önemlidir.
    Böylelikle hastalık erken dönemde yakalanabilir ve kolaylıkla tedavi edilebilir.
    Rahim Kanserinde Radyoterapi
    Rahim kanserini diğer kanser türlerinden ayıran en önemli özelliği
    hastalığın çok erken dönemlerinde bile belirti vermesidir.
    Menopoz sonrası kadınlarda her türlü kanama, menopoz öncesi kadınlarda ise
    lekelenme tarzında bile olsa ara kanamalar
    ile çok yoğun gelen adet kanamaları olası bir rahim kanseri belirtisi olarak kabul edilmektedir.
    Hastalık erken belirti vermesine rağmen pek çok kadın bu belirtileri önemsemez ve bu nedenle
    hastalığın erken dönem teşhis ve tedavi fırsatı kaçırılır.
    Erken dönemde teşhis edilen rahim kanserlerinde
    kanser oluşumunun meydana geldiği rahim alınarak tedavi sağlarken ilerleyen evrelerde tedaviye
    radyoterapi de eklenmektedir. Rahim Kanserinde Radyoterapi ameliyatın mümkün olmadığı
    durumlarda kullanılabileceği gibi ameliyat sonrasında tedbir amaçlı olarak kullanılabilir.
    Radyoterapi ile gözden kaçırılan kanser hücrelerinin yok edilmesi amaçlanmaktadır.
    Ancak yüksek kiloya sahip kişilerde radyoterapinin etkilerinin azaldığı bilinmektedir.
    Rahim Çıkması Ve Rahim Kanserinde Erken Tanı Yöntemleri Nelerdir?
    Rahim kanseri rahimin iç tabakasında bulunan hücrelerin kontrolsüz çoğalması
    sonucu oluşan oldukça ciddi bir hastalıktır.
    Ancak hastalık vajinal kanamalara yol açtığı için çok erken devrelerde teşhis edilebilmektedir.
    Bu nedenle menopoz sonrası gelen kanamalar ile menopozdan önce düzensiz olan ve çok uzun süren
    kanamalar çok büyük önem taşımaktadır. Bu tip şikayetler başka hastalıkların belirtileri olabileceği gibi rahim
    kanserinin de belirtileri olabilmektedir. Bu nedenle bu tip şikayetleri olan
    kadınların hiç vakit geçirmeden
    mutlaka bir kadın hastalıkları uzmanına muayene olmaları şarttır. Rahim kanseri hastalığın
    kanama yolu ile belirti vermesi sonucunda erken tanı konulabilen bir kanser türüdür.
    Bu tip şikayeti olan hastalar kadın hastalıkları uzmanlarınca muayene edilir, gerekli
    görüldüğü durumlarda doktor jinekolojik muayene esnasında hastadan küretaj yöntemi ile
    biyopsi için parça alır.
    Bu küretaj parçaları hastalığın teşhisi için çok büyük önem taşımaktadır.
    Patalog tarafından incelenen bu
    küretaj parçalarında kanserli hücre tespit edilirse hastaya rahim kanseri teşhisi konulur.
    İlk tercih edilen
    tedavi yöntemi ise cerrahi müdahaledir.
    Rahim kanseri yukarıda saydığımız nedenler
    ile erken teşhis edildiği için
    çoğu hastaya cerrahi tedavi uygulanması mümkün olmaktadır.
    Cerrahi müdahaleden sonra kanserin yayılımına bağlı
    olarak tamamlayıcı tedavi olarak radyoterapi de uygulanabilmektedir.
    Rahim kanserinin erken tanısının mümkün
    kılabilmek için ara kanamaları ve düzensiz adetleri mutlaka dikkate almalı ve uzman
    bir kadın hastalıkları uzmanına başvurmalısınız.
    Rahim Ağzı Kanserinde Kahvenin Önemi
    Rahim ağzı kanserinin hızla yayılması üzerine bu kanser türü üzerine
    yapılan araştırmaların sayısı da
    her geçen gün artıyor. Son yapılan araştırma ise Japonya Sağlık Bakanlığından
    teklif gelmesi nedeni ile
    Ulusal Kanser Merkezi tarafından gerçekleştirildi.
    Araştırma için tam 15 yıl süresince yaşları 40 ila 69
    arasında değişen tam 54 bin kadın sağlık açısından takibe alındı. Bu kadınlar arasından tam 117 kişi
    rahim ağzı kanserine yakalandı. Araştırmanın sonucunda elde edilen en şaşırtıcı veri ise günde
    3 fincandan fazla kahve tüketen kadınların diğer kadınlara oranla daha az rahim ağzı kanserine yakalanma
    riski bulunduğunu ortaya çıkardı. İçerisinde bulunan özel maddeler nedeni ile vücutta bulunan insülin
    seviyesinin düşmesine neden olan kahvenin bu nedenle rahim ağzı kanserine karşı koruyucu bir
    etkisi bulunduğu öne sürülüyor. Araştırma halen devam ederken rahim ağzı kanserine karşı
    koruyucu etkisi bulanan diğer yiyecek içecek grubu ürünlerin tespitine yönelik çalışmalar sürüyor.
    Rahim Ağzı Kanseri İçin İdeal Yaş 9 – 11 Yaş
    Virüs sonucu oluşan tek kanser türü olarak bilinen rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı tehlikeli
    boyutlarda artmaya devam ediyor. Virüsten kaynaklandığı tespit edildiği için bu hastalıktan
    koruyucu etkiye sahip bir aşı geliştirilmesi ile beraber rahim ağzı kanserinin yayılımının azalması bekleniyor.
    Ancak aşının çok yeni bir aşı olması ve üzerinde sürekli olarak olumsuz spekülasyonlar yapılması ile beraber
    aşı ülkemizde yeterli ilgiyi görebilmiş değil.
    Rahim Ağzı Kanseri İçin İdeal Yaş 9 – 11 yaş olarak belirlense de aşıyı
    26 yaşına kadar her kadına yapılabileceği belirtiliyor. Aşının koruyucu etkiyi gösterebilmesi için
    6 ay içerisinde 3 doz vurulması öneriliyor.
    3 dozun toplam maliyeti ise yaklaşık olarak 360 lirayı buluyor.
    Aşı ülkemizde ilk vurulmaya başlandığında fiyatı tek doz için
    254 lira olarak uygulanırken bugünkü fiyatı
    yaklaşık olarak 120 lira civarında seyrediyor.
    Aşının sağlık bakanlığı zorunlu aşı takvimine girmesi ve
    ilkokul çağındaki kızlara vurulması için çalışmalar sürüyor.
    Rahim Ağzı Kanseri Hızla Yayılıyor
    Rahim ağzı kanseri kadınlar arasında hızla yayılmaya devam ediyor.
    Ülkemizde yapılan araştırmalar sonucu
    Rahim Ağzı Kanserinin kadınlar arasında en sık görülen
    kanser türleri arasında ikinci sıraya yerleştiği açıklandı.
    Konuya dikkat çekmek için yapılan çeşitli etkinliklere
    ve ilk defa bir kanser türü için aşı geliştirilmesine
    rağmen artışın önüne geçilemiyor.
    Bunun en önemli nedenleri arasında yan etkilerinden korkan ailelerin aşı
    yaptırmak istememesi ve kadınların düzenli jinekoloji muayene
    alışkanlıklarının olmaması ilk iki sırada yer alıyor.
    Cinsel hayatı olsun olmasın her kadının rahim ağzı kanseri riskine karşın yılda
    bir kere pap smear testi uygulatması öneriliyor.
    Bu test ile hastalık erken safhalarda teşhis edilerek kolay bir şekilde tedavi edilebiliyor.
    Rahim ağzı kanserinin tedavisi
    kolay olmasına rağmen geç teşhis edilen kanser vakalarında tedavinin başarı oranı ve
    hasta yaşama süresi azalıyor.
    Genç Kızlarda Rahim Kanseri Aşısı
    Genç kızlarda ve kadınlarda rahim ağzı kanserine yol açan HPV’ye (Human Papilloma Virüs)
    karşı koruma sağlayan aşıya Sağlık Bakanlığı ruhsat verdi. Kansere karşı bilimin kazandığı zaferin
    ilk halkası olarak nitelenen aşı “Gardacil” adıyla Mart’tan itibaren piyasaya çıkacak.
    Amerikan Merck firmasınca geliştirilen ve “Gardasil” adı verilen aşı,
    ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nce (FDA)
    8 Haziran 2006’da onaylanarak “zorunlu Aşı” kapsamına alındı.
    Türkiye’de, bu aşamada sosyal güvenlik
    kapsamına alınmadığından bedeli karşılanmayan aşı özellikle
    9-26 yaş grubundaki kadınlara öneriliyor.
    Kadından cinsel ilişkiyle erkeğe geçen HPV’ye karşı geliştirilen aşıyı isteyen erkeklerin de
    korunma amacıyla yaptırabileceği belirtiliyor. Ergenlik çağına yaklaşırken, birey henüz
    aktif cinselliğe başlamadan önerilen aşının üç aşamada birer doz olmak üzere
    1 yıl içinde yapılması öneriliyor.
    Tek doz fiyatı 254 YTL olacak aşının, bir kişiye salt aşı maliyeti 762 YTL olacak.
    Bu nedenle, aşıya öncelikle
    belli gelir grubunun üzerindeki toplum kesimlerinin ilgi göstermesi bekleniyor.
    Aşı, cinsel temasla geçen
    HPV’nin 6, 11, 16 ve 18 tiplerine ve bu virüsün neden olduğu siğillere karşı koruma sağlıyor.
    Özellikle ABD, İngiltere, Almanya gibi gelişmiş ülkelerde daha yaygın olan dünya kadın
    nüfusunun yarısından fazlasının HPV ile enfekte olduğu, ancak kiminin hasta, kiminin
    de taşıyıcı olduğu bildirildi.
    HPV (human papilloma virus) adı verilen virüs insanlarda ve özellikle de kadınlarda
    genital bölgede siğil oluşumuna neden olabilmekte ve rahimağzında (bazen de vulva ve vajina’da)
    kanser öncüsü lezyonlara ve ileri aşamalarda da rahimağzı ve (bazen vulva ve vajina)
    kanserine yakalanma riskini artırabilmektedir.
    HPV özellikle gelişmiş ülkelerde son derece yaygın bir virüstür.
    Ülkemizde yaygınlığı daha az olsa da HPV geçiren kadınlarımızın sayısı her geçen gün artmaktadır.
    Yeni geliştirilen aşılar, doğada yüzden fazla alt türü bulunan HPV virüsünün çeşitli tiplerine
    karşı vücutta aşılama yoluyla bağışıklık oluşturabilmekte ve bu virüsün yol açtığı
    olumsuzluklardan korunmasına yardımcı olabilmektedir.Yüzde 100 koruyuculukları olmasa da
    bu aşılar rahim ağzı kanserine karşı son derece etkili bir koruma sağlamaktadırlar.
    İzlenmesi gereken yol
    Doktora başvurarak jinekolojik muayeneden geçmeli ve eğer cinsel yaşamınız varsa
    Papsmear testine tabi tutulmalısınız. Cinsel yaşamı olmayan kızlarda her ne kadar daha önce
    HPV geçirilmiş olma olasılığı son derece düşük olsa bile doktorun dış genital bölgedeki muhtemel
    HPV lezyonlarına karşı genital bölgeyi gözden geçirmesi önemlidir.
    Muayenenizde bir sorun yoksa ve smear testiniz de normalse, yani gözle görülür veya mikroskopla görülür
    HPV sorunlarına sahip değilseniz 6 aylık bir sürede toplam üç kez aşılanmalısınız.
    İlk dozdan son doza kadar geçen süre içerisinde HPV düşündürecek bir sorunla karşılaşmadığınız
    sürece her aşıdan önce muayene olmanıza gerek yoktur.
    rahimkanseri
    İletişim:
    Medikal Blok Medikal
    Medikal Kozmetik Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
    Adres : Osmanağa Mah Rıhtım Cad. Reşit Efendi Sok No : 45 /A
    Kadıköy – İSTANBUL
    İletişim : 0216 405 28 28 – 0216 405 28 29 – 0216 349 80 80
    Fax : 0216 405 28 30
    Mobil : 0532 377 93 07 – 0530 286 53 43
    Mail : omronmedikal.net@gmail.com
    www.medikalblog.net

    Medikal Blog Whatsap Medikal Blog Whatsap

    Ürün stoklarımızda mevcut olup, firmamıza uğrayarak ürünü tedarik edebilirsiniz, adres belirtirseniz ürün adresinize gün içinde kargoya verilir.
    Ürünlerimiz Fotoğraflarda Görüldüğü gibi %100 Orjinal, UBB Barkodlu,Faturalı ve 1. Kalitedir.
    Firmamızdan talep etmiş olduğunuz ürünler Aras kargo olarak gönderimi yapılır.
    Kargo Paket gizliliği vardır. Kargo Paketinde kesinlikle iletişim bilginiz dışında farklı bir açıklama bulunmaz. Satışta olan ürünlerimizin %95 stoklarımızda mevcut olup, Mağaza ürünleri olduğu için ürün kalmaması durumunda size bilgi verilecektir. Olası stok problemleri için şimdiden anlayışınıza teşekkür ederiz. iade ve değişim için bizimle iletişime geçin. İade kriteri ambalajı bozulmamış ve tekrar satılabilir durumda olmalıdır.

    Sağlık Bakanlığı 15.05.2014 tarihli 29001 sayılı Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği doğrultusunda, “Medikal Ürünlerin internet aracılığı ile satışı durdurulmuştur”. İnternet sitemizde bulunan ve tanıtımını yapmış olduğumuz ürünlerin tamamı, bayisi olduğumuz ve yetkilendirilmiş olduğumuz firmaların ve Türkiye distribütörlerinin, ürünlerinin satışına firmamızın mağazasında devam etmektedir. Sizlere daha kaliteli hizmet verebilmek için; Sağlık Bakanlığı ve Tıbbi Cihaz Kurumu izni ile yetkili, Sorumlu müdür, Satış ve Tanıtım Elemanlarımız; soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki iletişim bilgilerinden, sizlere yardımcı olacaktır.

    Anlayışınızdan ve firmamıza göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

    Bize Yazın

 Medical ürünler iletişim
mersin escort