Tansiyon Nedir? - Medikal Malzeme, Tıbbi Cihaz, MedikalblogMedikal Malzeme, Tıbbi Cihaz, Medikalblog

Anasayfa Hastalıklar Tansiyon Nedir?

  • Tansiyon Nedir? Tansiyon Nasıl Ölçülür?

    Atardamarların içindeki kan basıncını ifade eder.
    Damarın içinde kanın akabilmesi için belirli bir basıncının olması gerekir.
    Bu basıncı, kalbin kasılmasıyla kanı damarların içine pompalaması ve atardamarların elastikliğiyle
    bu basıncı dengelemesi sistemleri oluşturur.
    Kalp kasıldığı zaman atardamarların içine kanı belirli bir basınçla pompalar.
    Bu sırada damar içindeki basınç en yüksek düzeye ulaşır.
    Bu basınca tıpta sistolik basınç, halk arasında büyük tansiyon adı verilir.

    Kalbin gevşemesiyle, damar içine pompalanan kan durur.
    İşte bu sırada devreye damarın elastikliği girer.
    Önce genişlemiş olan damar, kana bir basınç uygulayarak
    kalbin gevşemesi anında da kan akımını sağlar.
    İşte bu sırada oluşan en düşük basınca da tıpta diastolik tansiyon,
    halk arasında da küçük tansiyon denilir.

    Bu basınç, 1 cm2 alanındaki cıva sütununun tabanına yaptığı basınçla karşılaştırılarak belirtilir.
    Örneğin bir kişinin tansiyonu 12 dediğimiz zaman,
    bu basınç 12 cm yüksekliğindeki cıva sütununun tabanına yaptığı basınca eşdeğerdir.
    Tıpta bu ölçüler, mm olarak belirtilir.
    Yani halk arasında 12-14 gibi cm cinsinden söylenen
    ölçüler tıpta 120-140 gibi, mm cinsinden ifade edilir.

    Normal tansiyon değerleri nelerdir?

    Tıpta genel olarak herkesin bünyesinin farklı olduğunu bilmek gerekir.
    Bu nedenle herkesin tansiyon ölçüm değerlerinin aynı olması beklenemez.
    Bu nedenle bir kişide tansiyonun yükselmiş ya da düşmüş olduğundan bahsedebilmek için,
    herhangi bir şikayetinin ya da hastalığının olmadığı dönemde tansiyonunun zaman zaman ölçülüp değerlerinin bir kenara kaydedilmesi yararlıdır.

    Herkesin tansiyon değerlerinin farklı olduğundan bahsettik ama
    genel olarak normal kabul edilen sınırları da ihmal etmemek gerekir.

    Yapılan uzun araştırmalar sonucu, yaşın artışıyla küçük değişmeler olmakla
    beraber sistolik (büyük) tansiyon için 120 ile 140, ya da
    Türkiye’de yaygın söylendiği gibi 12 ile 14 arası, diastolik (küçük) tansiyon için
    70-90 ya da 7-9 arası olması halinde tansiyona bağlı olarak
    bir sağlık sorunu riski doğmadığı belirlenmiştir.

    Tansiyon nasıl ölçülür?
    Tansiyon ölçmekte kullanılan değişik aletler bulunmaktadır.
    En doğru ölçüm, zaman içinde ayarlarının değişmesi gibi bir sorun olmadığı için,
    cıvalı aletlerle yapılırsa da bunların kullanımı
    pek pratik olmadığı için diğer türdeki aletler tercih edilmektedir.

    Tüm aletlerde prensip aynıdır.
    Kola sarılan ve içine hava gönderilerek basınç oluşturulan
    bir lastik torba (manşon), bu torbaya hava göndermek için kullanılan
    bir pompa ve lastik torbanın içindeki basıncı ölçen bir ölçü sistemi.
    Ayrıca damarda oluşacak nabız seslerini dinlemek için bir dinleme aleti (steteskop) da gereklidir.

    Tansiyonu ölçülecek kişinin dinlenmiş ve sakin durumda olması gerekmektedir.
    Hızlı bir yürüyüşün ardından tansiyon ölçülmesi için bir süre dinlenmek gerekir.
    Rahat bir koltukta otururken, tansiyon ölçülen kolun kalp hizasında olmasına dikkat edilmelidir.

    Böyle bir alet edindikten ve uygun ortamı sağladıktan sonra aletin manşon
    kısmı tansiyonu ölçülecek kişinin kolunun üst kısmına sarılır.
    Bu sırada, dirsek önü çukurunun tamamen açıkta kalmasına ve
    giysilerin kolu sıkmamasına dikkat etmek gerekir.
    Tansiyonu ölçülen kişi rahat bir şekilde ve kolu kalp hizasında olacak şekilde otururken,
    pompa ile basınç oluşturulmaya başlanılır.
    Aletin göstergesindeki rakam, kişinin daha önceden
    bilinen tansiyon değeri varsa bunun 20-30 mm üzerine,
    böyle bir bilgi yoksa 150-160 mm civarına kadar çıkartılır.
    Bu sırada dinleme aleti, dirsek önü çukurunun gövdeye yakın kısmına konulup,
    hafifçe bastırılarak (manşonun altına sıkıştırarak değil) nabız sesleri olup olmadığı dinlenir.
    Eğer sesler varsa kayboluncaya kadar basıncı arttırmak gerekir.
    Basın kaybolduktan sonra aletin havası yavaşça indirilerek nabız sesleri tekrar
    başlayıncaya kadar takip edilir.
    Seslerin ilk duyulduğu sırada aletin göstergesinde okunan rakam sistolik tansiyonu gösterir.
    Sürekli dinlerken basınç azaltılmaya devam edilir.
    Seslerin artık duyulmamaya başladığı sırada göstergedeki rakam da diastolik tansiyonu gösterir.

    Düşük Tansiyon Nedir?

    Tıp dilinde hipotansiyon olarak adlandırılan düşük tansiyon,
    belirli bir düzeye kadar sorun yaratmaz.
    Tam tersine normalin biraz altında olması
    kalp-damar hastalıklarından uzak daha sağlıklı bir yaşam sürme nedenidir.
    Düşük tansiyonun sorun olduğu durum, sistolik tansiyonun çok uzun süreler için
    70 mm den düşük kalması halleridir. Böyle hallerde şok durumundan söz edilir.

    Düşük tansiyonun en sık rastlanan şekli ortostatik hipotansiyondur.
    Kişinin oturur veya yatar durumda iken nomal düzeylerde olan tansiyonunun,
    ayağa kalkılınca düşmesi halidir.
    Bu durumda bir süre için beyine daha az kan gideceği için
    geçici olarak denge ve şuur bozuklukları ortaya çıkabilir.
    Sıvı kayıpları sırasında daha sık görülen bu durum sıvı açığının kapatılmasına
    rağmen devam ediyorsa veya yüksek tansiyon tedavisi altında olanlarda görülüyorsa
    bir doktora başvurmak gerekecektir.

    Hipertansiyon: 

    Pratikte, kan basıncı ölçümü için bir sfigmomanometre ve steteskopa ihtiyaç vardır.
    Steteskop olmadan, sadece palpasyonla da kan basıncı ölçülebilir ama
    palpasyonla sadece sistolik kan basıncı (büyük tansiyon) ölçülebilir.
    Bir sfigmomanometre, manşon, manometre, manometre ile manşonu birbirine bağlayan hortum ve pompadan oluşmaktadır.
    Manşon, elastik olmayan bir kumaş olup kolu sarmakta ve içinde şişirilebilen lastik bir kese barındırmaktadır. Manşon, kol etrafına çoğunlukla
    Velcro yapıştırıcısı yardımıyla, bazen incelen ucun sarılan manşonun içine sokulması ve çok
    ender olarak da çengellerle tesbit edilmektedir.
    İncelen manşonlar kolu defalarca saracak uzunlukta olmalıdır.
    Kan basıncı, pratikte, sfigmomanometre diye isimlendirilen tansiyon aleti ile ölçülmektedir,
    en yaygın 2 tip; cıvalı ve aneroit manometrelerdir.
    Genel olarak, cıvalı manometrelerin aneroit manometrelere göre bakımı,
    daha kolay ve hassasiyeti daha fazladır.
    Aneroit manometreler daha pratiktir ve kırılma tehlikesi yoktur.
    Piyasada klasik cıvalı veya aneroit manometrelerden farklı
    olarak çok sayıda otomatik ve yarı otomatik sfigmomanometreler satılmaktadır.
    Genel olarak, bu cihazların çoğu, standart cıvalı manometrelerden daha
    pahalı olmalarına karşın onlar kadar hassas değildir.
    Parmak ucundan kan basıncı ölçen cihazların daha az hassas olduğu unutulmamalıdır.

    Sağlıklı bir kan basıncı ölçümü yapılabilmesi için aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
    1. Hasta, kan basıncı ölçümünden yarım saat önce egzersizden kaçınmalı,
    birşey yememeli, kafein almamalı ve sigara içmemelidir.
    Hasta en az 5 dakika istirahat etmelidir.
    2. Manşonun boyutları uygun olmalıdır.
    Manşonun içindeki kesenin boyutu, kolun tamamını veya en az % 80’ini sarmalıdır.
    Manşonun içindeki kese kolu tam çevrelemelidir;
    kese kolu tam çevrelemediği takdirde, kesenin merkezi, doğrudan brakiyel arter
    (kol ön yüzü ve dirseğin 2-3 cm üzerindeki atardamar) üzerinde olmalıdır.
    3. Aritmilerde (Kalp atışının düzensiz olduğu durumlarda),
    sistolik ve diyastolik basınçların her birisi için ortalama 3 okuma yapılmalıdır.
    Sistolik kan basıncının olduğundan düşük ve diyastolik
    kan basıncını ise olduğundan yüksek okumamak için cıva çok yavaş indirilmelidir.
    4. Basıncın ölçüldüğü kol, dördüncü interkostal aralığın (kaburgalar arası aralık) sternum
    (göğsün önünün ortasındaki kemik) ile birleştiği yerde yatay olarak aynı düzlemde bulunmalıdır
    ve kasılmayı engellemek için dirsek desteklenmelidir.
    5. Brakiyel arter (kol ön yüzünde ve dirseğin 2-3 cm yukarısındaki atardamar)
    elle hissedilmeli ve manşon süratle nabzın kaybolma noktasının 30 mm Hg üzerine
    kadar şişirilmeli ve daha sonra yavasça boşaltılmalıdır
    (Her kalp atımında veya saniyede 2-3 mm Hg hızla).
    6. Steteskop, brakiyel arterin üzerine yerleştirilmelidir.
    Steteskop, sıkıca ve dengeli bir biçimde tutulmalı fakat aşırı basınç uygulanmamalıdır.
    7. Birinci faz sistolik basınç olarak, seslerin kaybolması (5. faz) diyastolik basınç olarak kaydedilmelidir.
    İdeal olarak hem 4. hem de 5. faz kaydedilmelidir.
    Okunan kan basıncı değeri, ölçümden hemen sonra kaydedilmelidir.
    Bu fazlarla ilgili bilgi edinmek için Korotkoff Sesleri Nedir? başlıklı bölüme bakınız.
    8. Basınçlar, en yakın 2 mm Hg’ya göre kaydedilmelidir.
    Hem büyük hem küçük tansiyon kaydedilmelidir.
    Örneğin; 146 / 88 mm Hg gibi.
    9. İki dakika aralıklarla iki veya daha fazla ölçüm alınmalıdır.
    İki ölçüm arasında 5 mm Hg’dan fazla fark varsa ilave ölçümler yapılmalıdır.
    10. İlk ölçümde hipertansiyon tanısı koymaktan kaçınılmalıdır.
    Sistolik kan basıncı, gün boyunca 100 mm Hg’ya kadar değişkenlik gösterebilir.
    Bu nedenle hipertansiyon tanısı koymadan veya tedaviye başlamadan önce,
    değişik zamanlarda en az 2 kez daha ölçülmelidir.
    Pratikte tanı veya tedavi ile ilgili kesin yargıya varmadan önce,
    kan basıncı, haftalar hatta aylar süren dönemlerde, tekrar tekrar ölçülmektedir.
    Ancak ilk ölçülen kan basıncı değeri, 210 / 120 mm Hg’dan fazla ise hipertansiyon kabul edilmelidir.
    11. Pratikte, sağ veya sol koldan kan basıncı ölçülmesi önem taşımaz ancak
    kan basıncı ilk muayenede her iki koldan da değerlendirilmelidir.
    Tekrarlayan üç ölçümde, eğer sistolik / diyastolik kan basıncında 20 / 10 mm Hg’dan
    fazla farklılık olursa, eş zamanlı ölçüm yapılmalıdır.
    12. İlk muayenede, aort koarktasyonunu (ana atar damardaki darlığı) değerlendirmek amacı ile,
    bacaklarda da kan basıncı ölçülmelidir. Bu amaçla, hasta yüzükoyun yatırılmalı,
    geniş bir kese içeren manşon hastanın uyluğunun etrafına sarılmalıdır ve popliteal fossadan
    (dizin arkasındaki çukur) Korotkoff sesleri dinlenmelidir.
    Normalde, bacaktaki kan basıncı, koldakine eşittir.
    Kollarda kan basıncı, bacaklardan 20 mm Hg daha fazla ise aort koarktasyonu düşünülmelidir.
    13. Kan basıncı ölçüm kayıtları, sistolik kan basıncı,
    diyastolik kan basıncı ve sağdan mı soldan mı olduğunu, hastanın pozisyonunu, varsa aritmi,
    heyecan veya hastalık gibi olağan dışı durumları göstermelidir.
    14. Tekrarlayan ölçümlerde, manşon mümkün olduğu kadar süratle düşürülmeli ve ardışık okumalar arasında, içindeki hava tamamen boşaltılmalıdır. Ardışık ölçümler arasında en az 15 saniye olmalıdır.
    15. Ölçüm yapan kişi, manometreye bir metreden daha uzak olmamalıdır. Ölçüm yapan kişi, rahat ve gevsemiş bir pozisyonda bulunmalıdır.

    Tansiyon Kontrolünde Tuzun Azaltılmasının önemi :

    Tansiyon konusunda en çok konuşulan mineral sodyum yani sofra tuzunun esasıdır.
    Hem tansiyonu yüksek birinde tansiyonun düşmesi,
    hem de tansiyonu normal birinin daha düşük değerlere sahip olması
    ya da tansiyonunun yükselmemesi için tuzun kısıtlanması gerektiği çok eskiden beri bilinmektedir.
    Buna rağmen toplumlar, ihtiyaçlarının çok çok üstünde, 5-10 kat daha fazla tuz tüketmektedir.
    Buna biraz da, eskiden yalnızca yüksek tansiyonluların az tuz yemeleri gerektiği
    ama normal tansiyonluların dikkat etmelerine gerek olmadığı inancı katkıda bulunuyordu.
    Ama şimdi, bunun herkes için gerekliliği kabul edilmeye başlandı.

    Bir araştırmada daha sonra söz edeceğimiz DASH diyeti yapıp, tuzun kısıtlanmasıyla,
    yüksek tansiyonlularda 12, tansiyonu normal olanlarda 7 mmHg kan basıncı düşüşü sağlandı.
    Oysa aynı diyeti yapıp tuzda kısıtlamaya gitmeyenlerinki yalnızca 2-3 mmHg düştü.

    Bu yüzden, günde 2.4 g’dan daha az sodyum yani 6 gr’dan daha
    az sofra tuzu tüketilmesi salık verilmektedir. Bu da yaklaşık bir çay kaşığı kadar tuz demektir.
    Ama kalp yetmezliği varsa, bu yarı yarıya azaltılır.

    Tuzu azaltmak için, tabii ki, en başta yapmamız gereken şey,
    yemeklerin daha az tuzla yapılması ve sofrada yemeklere tuz eklemekten kaçınılmasıdır.
    Bazı hekimler, yemeğin tuzsuz yapılıp, sofrada tuz eklemenin daha az tuz almaya yardım edeceği kanısındadır. Özellikle sıcak yenen tahıllarda (pilav, makarna…) bu çok işe yarayabilir.
    Tuzluğun deliğinin küçük olması da yardımcıdır.
    Tuz yerine, tatlandırıcı olarak baharat, limon, sirke, yoğurt kullanılabilir.
    Hazır yiyeceklerde sodyumu (tuzu) azaltılmış veya tuzsuz ürünler tercih edilebilir.
    Et olarak konserve ve tütsülenmiş (füme) ürün tüketiminden kaçınmalı; tazeler yeğlenmelidir.
    Tuzlanarak hazırlanan salam, jambon gibi besinler, konserveler,
    hazır çorbalar, hazır karışımlar, salamuralar (turşu, zeytin vb), hardal,
    ketçap gibi çeşnilerden olabildiğince uzak durmalıdır.
    Ancak herkes tuz kısıtlamasına aynı ölçüde yanıt vermemektedir.
    Tuz kısıtlamasına yeterince yanıt vermeyenler hayli fazladır.
    Bu durum, tuza direnç olarak adlandırılır.
    Tuza direnç, yüksek tansiyonluların %30-50’sinde,
    normal tansiyonu olanların %15-25’inde görülmektedir.
    Üstelik bunlarda tuzu artırmak da tansiyonda yükselme yapmamaktadır.
    Kaynak : Alıntıdır.

    tansiyon-aleti

    İletişim:
    Medikal Blok Medikal
    Medikal Kozmetik Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
    Adres : Osmanağa Mah Rıhtım Cad. Reşit Efendi Sok No : 45 /A
    Kadıköy – İSTANBUL
    İletişim : 0216 405 28 28 – 0216 405 28 29 – 0216 349 80 80
    Fax : 0216 405 28 30
    Mobil : 0532 377 93 07 – 0530 286 53 43
    Mail : omronmedikal.net@gmail.com
    www.medikalblog.net

    Medikal Blog Whatsap Medikal Blog Whatsap

    Ürün stoklarımızda mevcut olup, firmamıza uğrayarak ürünü tedarik edebilirsiniz, adres belirtirseniz ürün adresinize gün içinde kargoya verilir.
    Ürünlerimiz Fotoğraflarda Görüldüğü gibi %100 Orjinal, UBB Barkodlu,Faturalı ve 1. Kalitedir.
    Firmamızdan talep etmiş olduğunuz ürünler Aras kargo olarak gönderimi yapılır.
    Kargo Paket gizliliği vardır. Kargo Paketinde kesinlikle iletişim bilginiz dışında farklı bir açıklama bulunmaz. Satışta olan ürünlerimizin %95 stoklarımızda mevcut olup, Mağaza ürünleri olduğu için ürün kalmaması durumunda size bilgi verilecektir. Olası stok problemleri için şimdiden anlayışınıza teşekkür ederiz. iade ve değişim için bizimle iletişime geçin. İade kriteri ambalajı bozulmamış ve tekrar satılabilir durumda olmalıdır.

    Sağlık Bakanlığı 15.05.2014 tarihli 29001 sayılı Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği doğrultusunda, “Medikal Ürünlerin internet aracılığı ile satışı durdurulmuştur”. İnternet sitemizde bulunan ve tanıtımını yapmış olduğumuz ürünlerin tamamı, bayisi olduğumuz ve yetkilendirilmiş olduğumuz firmaların ve Türkiye distribütörlerinin, ürünlerinin satışına firmamızın mağazasında devam etmektedir. Sizlere daha kaliteli hizmet verebilmek için; Sağlık Bakanlığı ve Tıbbi Cihaz Kurumu izni ile yetkili, Sorumlu müdür, Satış ve Tanıtım Elemanlarımız; soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki iletişim bilgilerinden, sizlere yardımcı olacaktır.

    Anlayışınızdan ve firmamıza göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

    Bize Yazın

 Medical ürünler iletişim
mersin escort